“ Sanatımız, lezzete dayalıdır ”

Kalabalık,Karadeniz’in en güzel, lezzetli ve endemik tür balığını sunuyor.

Okunma Sayısı: 1633
Tarih: 27.10.2015 12:41

İddialı olmayı sevmem ama mecburen konuya çok iddialı başlıklarla girdim. Anlatacaklarımın fazlası yok eksiği var. Sizlere bu sefer Kalabalık Balık Restoran’ı ve lezzetlerini anlatmaya çalışacağım.

 

Kalabalık, Oran Çarşı Merkezi’nde yaklaşık bir sene önce açılmış. Mekanın ortakları Hasan Kahyaoğlu ve Sadık Kurt. Hasan bey 15 yıl Giresun’da Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği yapmış. Bu arada Oda’ya bağlı restoranın idaresini de üstlenmiş.

 

“Akdeniz’in balığını dükkana sokmam”

 

Çocukluğunun denizde geçtiğini anlatan Kasan Kahyaoğlu, memleketiyle bağlarını sıkı sıkı koruyor. Öyle ki bazı endemik, göçebe olmayan benim de ismini ilk defa duyduğum Lendonoz, Mavrişgil, Kötek, Çalar cinsi balıklar 450’ye yakın kayıkçı tarafından Kalabalık için özel olarak tutuluyor. Hasan beyin anlatımına göre de bu ender bulunan balıklar sadece burada yenilebilir. “Akdeniz’in balığını dükkana sokmam” diyen Hasan bey, Ordu’dan Rize’ye kadar olan bölgenin balıklarını iki günde bir otobüsle Ankara’ya getirttiğini de anlatıyor.


 

Pişirme tekniği de farklı

 

Mekanda hamsi, istavrit gibi balıkları aramayın çünkü satılmıyor. Sadece yılda iki ay (Aralık–Ocak) hamsi böreği (pilavı) yapılıyor ve müşteriye ikram olarak sunuluyor.

 

Kalabalık, balığın pişirilme sisteminde de iddialı. Burada balık, geleneksel sulu buğulama, ızgara ve tava usulü yöntemlerin yanı sıra Rum kültüründen gelen şekliyle buğunda, susuz ve kısık ateşte de pişiriliyor.

 

“Çok iyi yapan, bizim kadar yapar”

 

Hasan Kahyaoğlu, lezzet konusunda mütevazi olmadığını da vurgularken, “ Bizden daha iyisini yapan yok. Çok iyi yapan ancak bizim kadar yapar. Bizim sanatımız lezzete dayanıyor ” diyor.

 

Endemik tür balıkları da deneyin

 

Kalabalık’ın iddialı olduğu endemik türler arasında yer alan ve sadece Giresun ve Ordu yöresine özgü kayalar arasında yaşayan bir balık olan Çalar’ı da denedim. Bakır sahan içinde kaşar ve tereyağ içinde pişirilen bu küçük lezzetler de hayli pahalı. Çalar’ın porsiyonu ise 35 lira.

 

Karadeniz’in “ Karmak” mezgitini de Kalabalık’ta bulabilirsiniz. Aslında “Karmak” bir çeşit olta. Mezgit genelde ağ ile yakalandığından boğularak ve ezilerek ölüyor. Ancak “Karmak” oltasıyla tutulan mezgit diri ve lezzetini kaybetmeden konuklara sunuluyor.

 

Kalamar da bir harika

 

Mekanın bana göre baş lezzetlerinde birisi de kalamar tava. Gerçekten harika bir şekilde pişirilmiş, içindeki kaşar da eriyerek kalamarın arasından tabağa yayılmış ve ikiye lezzeti katlamış. Üzerine de biraz pul biber de konulmuş ki kalamar, bir başka görsel güzellikle süslenmiş. Bu lezzetin fiyatı ise 30 lira.

 


Mekanda balıklar kilo hesabı satılıyor. Deniz mahsulü mezeler hariç diğerleri 8 liradan, çok sevilen ve özellikle tarifi istenen içinde 12 çeşit malzeme bulunan yeşil salata ise 10 liradan veriliyor.

 

Bu arada suda pişirilen Hellim peynirini de mutlaka isteyin pişman olmazsınız.

 

Kalabalık’a girişte hemen sizi deniz mahsulü mezelerin bulunduğu camekanlı dolap karşılıyor. Hepsinin önünde isimleri müşteri ne istediğini bilsin diye yazılı. Dolabın arkasında ise açık mutfak, ustalar mekanın birbirinden güzel lezzetlerini hünerleriyle burada göz önünde hazırlıyorlar.

 

“Aile mekanı”

 

Fiyat politikasını konseptin altında tuttuklarını da anlatan Hasan bey, Kalabalık’ın bir aile mekanı olması için müşteri konusunda da seçici davrandıklarını söylüyor ki bu konuda kendisine hak vermemek elde değil.


 

Kabak tatlısını da unutmamak gerek. Fırında, tencerede özenle pişiriliyor. Kaymak ve cevizle beraber servis ediliyor. İçine pişerken biraz da olsa pekmez katılıyor ve harika bir lezzet çıkıyor.


 

Kalabalık, güzel ve sade döşenmiş,. Çalışanlar da işini biliyor, saygılı. İşletme Müdürü Recep Karaca da işinin ehli. 7 kişinin çalıştığı mekan öğlen 12.00’de açılıyor, akşam 24.00’de kapanıyor. Kalabalık her gün açık. Her türlü kredi kartı ve yemek fişleri de geçerli ve otopark sorunu yok.



 

Balığa limon sıkılır mı?

 

Yılların eskitemediği bir tartışmayı da açtım. “Balığa limon sıkılır mı?” Hasan Kahyaoğlu “ Sıkılmaz” dedi. Balık bayat ise limon sıkılabileceğini anlatan Hasan bey, balık sonrası neden helva yenildiğini de şöyle anlatıyor:

 

“ Helva, balığın tadını öldüren tek besin kaynağıdır. Hamsi de hazmı en zor balıktır. Hamsiyi yedikten sonra bir süre damakta, boğazda tadını hissedersiniz, bu da hoş olmuyor. Bu nedenle balığın üstüne helvayı çıkardılar.”


(Sadık Kurt- Hasan Kahyaoğlu)


 

Taze ve lezzetli ve huzur içinde bir balık yemek isterseniz Kalabalık’ı kesinlikle öneririm, afiyet olsun.

 

Kalabalık Restaurant

Rafet Canıtez Cd. Oran Çarşı Merkezi

No:20, Çankaya-ANKARA

Tel: 0312-490 88 12

 

 

 


Etiketler: Balık -Kalabalık -endemik -Hasan Kahyaoğlu -Mezgit -kalamar -Çalar -Karmak

Diğer LEZZET DURAKLARI haberleri

  • PAYLAŞ
Yorum Bırak