Karadeniz lezzetlerine kim hayır diyebilir?

Verçenik Yaylası’nın havasını Ankara’da da soluyabilir, olağanüstü lezzetlerini tadabilirsiniz.

Okunma Sayısı: 2250
Tarih: 24.08.2014 00:00



Ankara’da Karadeniz lezzetlerine ulaşmak için sizlere yeni bir lezzet durağını, Verçenik lokantayı tanıtacağım. Bana buranın ününü, lezzetini eşinin iş durumundan dolayı bir süre Washington’da bulunacak olan gazeteci dostum Süfyan Kızılarslan aktardı. Gittim, gördüm gerçekten az bile söylemiş. 


Gölbaşında bir Karadeniz lokantası. Ankara`dan Gölbaşı`na girişten Haymana yoluna döndüğünüzde ikinci trafik ışıklarından sonra yaklaşık 100 m. ileride sağda, salkım söğütlerin gölgesine sığınmış hoş ve güzel bir mekan. 

 


Mekanın sahibi Recai Besler, Rizeli. Verçenik Cafe’yi 6 yıldır işletiyor. Ama yalnız değil elbette, eşi, kardeşi, oğulları hep beraber omuz omuza vermişler koşuşturuyorlar. Ve inanın hepsi de keyifle ve olanca hızlarıyla güler yüzle müşteriye hizmet veriyorlar. 


Verçenik, Karadeniz’e özgü yöresel bir isim. Fırtına Deresi’nin yaylalarından birisinin adı. Recai usta da memleket özlemiyle lokantasına bu ismi koymuş. Yöresel Karadeniz yemekleri, bölgeden gelen kırmızı benekli alabalık mekanın gözdeleri.

 
Ama ben bir Pazar sabahı gittiğimden muhteşem bir kahvaltıyla kucaklaştım. Tereyağ, Recai ustanın halen Rize’da yaşayan çocukluk arkadaşının ürünü, bal ise iki çeşit, karakovan ve kestane balı. Aroması bir başka lezzet. İddia ediyorum bu lezzeti Ankara’da bir başka yerde bulamazsınız.

Kuymak ise “Çok yanaşmam ağır oluyor” dedim ama neredeyse zor ayırdılar. Her şey doğal olunca tadı da lezzeti de bir başka oluyor. Mısır unu, tereyağı, kaşarı ayrı tatlar katıyor. 





Recai usta yumurtalı kavurmasını da övünce mecburen onu da denemem gerekiyor. Eti sırttan alıyor, kavuruyorlar, ağzınıza aldığınızda tel tel dağılıyor, bir de organik yumurta ve tereyağ ile birleşince apayrı bir tat ortaya çıkıyor.  Öğlen ve akşam ise kaburgadan sıyırma et ile kömür mangalında pişirilen köftenin de çok istenildiğini öğreniyoruz. 



Aslında bu yazdıklarımla çok ağır bir sofra diye düşünmeyin, bırakın öyle ot, çöp, diyet işlerini. Bunların hepsi doğal ve artık maalesef nesli tükenmekte olan gıdalar. Hayatımızın her alanına giren GDO’lu ürünlerden kaçışımız yok ama böyle sade, temiz ve doğal ürünleri bulunca da tartışmasız, tereddütsüz yiyin. “Ağır gelecek, şişmanlayacağım, rahatsız olacağım” filan düşünmeyin. Bu lezzetleri belki 3-5 sene sonra bulamayacağız, kıymetini bilin. Benden söylemesi, yine de paşa gönlünüz bilir. 


Bu arada mekana genç bir karı koca da geldi..kucaklarında 3-4 aylık güzel, şirin bir bebek. Annesinin kucağında etrafı inceliyor meraklı bakışlarla. Annesi Recai usta ile konuşuyordu tanık oldum. Anne, “Burası bir başka güzel, vazgeçemiyoruz. Bebeğim karnımdayken her hafta sonu geldik, onu neredeyse burada besledik. Çok şükür sağlıklı doğdu ve şimdi o alışkanlığımızdan vazgeçemiyoruz, işte yine buradayız” diye konuşarak memnuniyetini belirtiyor.



“Her şey para değil”


Verçenik lokantası sabah 07’de açılıyor, akşam 21’de kapanıyor. Pazartesi günleri ise kapalı. Genel bakım, temizlik, tatil. Lokanta kapanır mı? Demeyin. Recai usta bunu,” işimizi seviyoruz ve keyif alıyoruz. Ama kendimize de bakmalıyız, her şey para değil ki. Öyle olursa gereğince hizmette veremezsiniz”  şeklinde açıklıyor.

“Yemesini içmesini bilene hizmet ederim” diyen Recai usta, Dışişleri Bakanlığı’nda çalışmış. Eski büyükelçilerden Ercan Vuralhan ile Riyad Büyükelçiliği’nde, Yaşar Yakış ile Viyana Büyükelçiliği’nde görev yapmış. Emekli olunca da işlettiği bu mekanı satın almış. İki sene boyunca sağı solu düzeltmiş, güzelleştirmiş ve bu hale getirmiş. İyi de yapmış, emeği geçenlerin ellerine kollarına sağlık. Butik kalmak isteyen ve bu özelliğini korumakta kararlı olan, bu ve bunun gibi aile işletmelerine ve güler yüzle hizmet veren, müşteriyi kazıklamayan mekanlara ihtiyaç var. 


Haymana yolu kenarındaki mekanın 15-20 masayı alan geniş ve güzel bir bahçesi var. Salkım söğüt gölgesinde Karadeniz lezzetlerini tadıyorsunuz. 

 
İşletmeci Recai usta, pazar alışverişini kendisi yapıyor. Ancak mekanın gizli patronu eşi. Recai usta eşini Deniz Baykal’ın CHP’deki muhalefetine benzetiyor. Recai usta, “ Her şeye muhalefet ediyor, hiçbir şeyi beğenmiyor, ‘Geç sen otur koltuğa’ diyorum onu da kabul etmiyor, ama muhalefeti de bırakmıyor” diye tatlı tatlı serzenişte bulunuyor ama eşi eli ayağı, gözü, kulağı. Mekana kadın eli ve denetiminin değdiğini hissettiriyor. Her şey düzenli tertipli, temiz ve yerli yerinde. 


Balık çorbası ve Kara Lahana Çorbasını denemeniz gereken lezzetler arasına alıyorum. Recai usta, özellikle bazı müşterilerin çocukları için kavanozlarla balık çorbası siparişi verdiklerini anlatıyor. Yemekten önce her müşteriye salata, ortaya kestane balı ve kaymak mutlaka geliyor. Tabi mısır ekmeği ve kızarmış ekmek de cabası.


Kış döneminde ise hamsi ve mezgit tava sunuluyor. Tabii ki Karadeniz’den.


“Müşteriye ihanet edemem”

“Evimde ne hak ediyorsam müşterime de onu vermeliyim. Müşterime ihanet edersem aldığım para haram olur. Kendi yemediğimi müşteriye vermem, veremem” diyen Recep usta sevdiği işi sayesinde mekanından müşterisinin her zaman güler yüzle ayrıldığını vurguluyor ki doğrudur.


Verçenik Lokantası’nda Pazar sabahları serme kahvaltı her şey dahil kişi başı 20 liraya geliyor. Öğlen veya akşam yemeklerinde ise yine kişi başı tekmili birden 30 liraya çıkıyorsunuz. Mekanda Rize`den gelen lezzetli ballar da satılıyor. Biraz pahalı ama değer mi değer.


Mekanda artık bilen biliyor ya biz de hatırlatalım. Salı günleri kuru fasulye, Çarşamba güveç, Perşembe günleri ise dönüşümlü püreli ve beğendili kebap çıkıyor.

Afiyet olsun.


Verçenik Lokanta&Cafe

Haymana Caddesi No: 144
Gölbaşı-Ankara
 
Tel: 0312- 485 32 04
Recai Usta: 0.537.822 20 90



Etiketler: Bal -karakovan -Verçenik -Karadeniz -alabalık - kestane -alabalık -gölbaşı

Diğer LEZZET DURAKLARI haberleri

  • PAYLAŞ
Yorum Bırak