Padişahın mutfağından gelen lezzet...

...................................

Okunma Sayısı: 959
Tarih: 28.06.2016 23:39

Osmanlı’da sadece Padişah için yemek yapılan yere Kuşhane derler. Burada çalışacak olan aşçı da özel sınavlardan geçirilir. Aşçı adayına da özellikle soğan yahni yaptırılırmış. Kıvamı kararında tutturan Kuşhane’de görev alabilirmiş. Kısacası Osmanlı’da kuşhanenin önemi büyük.

 

İşte sizlere “Ankara’nın Lezzet Durakları” nda döner konusunda iddialı bir mekanı anlatmaya, tanıtmaya çalışacağım.

 

Kuşhane mutfağı, İvedik Organize Sanayi içinde yaklaşık 20 gün önce Serdar Aksümer ve eşi Serap hanımın hayallerinin ürünü olarak hizmete başladı.

 

Söylediğim gibi mekan Ankara döneri ile yürümek, tanınmak istiyor. Hedefi, amacı da bu. Baştan söyleyeyim başarılı olacaklarına inanıyorum çünkü azim ve kararlılık var. Gördüğüm kadarıyla Aksümer ailesi bu işin altına elini değil gövdelerini koymuşlar. Her şeyi kaliteyle ve lezzetle sunmaya çaba gösteriyorlar. Gittim gördüm, tanık oldum.


 

Mekanda sunulan Ankara döneri geçmişte yediğimiz lezzetlere yakın. Dönerin eti Kızılcahamam’dan özel olarak getirtiliyor. Tam yaşında kesilen süt dana ayrıca yeniden işleniyor, süt, tuz, ve soğan suyu ile marine ediliyor ve 4 gün uykuda bekliyor. Ondan sonra işin sırrı dönerci ustası Ramazan Kızılkula’da. Ramazan usta genç ve güleryüzlü… işini keyifle, severek yapıyor.  Açıkçası bu pozitif enerji de lezzeti ikiye katlıyor.


Döner güzel ve lezzetli, ama bana biraz tuzlu geldi. Sorun değil çözülür. “Yağ, ete lezzet katar” derler ancak verdiği koku herkesin hoşuna gitmeyebilir ona göre çok iyi dengelemeli. Yani özellikle kuyruk yağının kokusu o güzelim eti bozmamalı.

 

Döner, iyi pişirilmeli ama kurutup karartılmamalı. Etin pembeliğini görmek lazım, ama çiğ olmamalı, çiğnediğinizde dişler geçmeli, damağınıza o muhteşem lezzet kalıcı olarak yerleşip aklınızı baştan almalı.

 

Kum saatiyle servis

 

Mekanda müşteriye siparişi de inanılmaz hızlı ve bu konuda da iddialılar. Öyle ki müşteri döner siparişini verdiği anda tezgah  üzerinde ki kum saati çalışmaya başlıyor. Yaklaşık 3-4 dakika da servis yapılmış oluyor. Çok ilginç ve böyle bir olaya başka bir yer de tanık olmadım. Normalde bir müşterinin yemeğini bekleme süresi 10-15 dakikadır derler. Ancak Kuşhane Mutfağı çıtayı hayli yükseltmiş. Kutlarım.

 


Gelelim güveçte kuru fasulyeye. Serap hanım yapıyor kuru fasulyeyi. Kıymalı ve çok lezzetli. Serap hanım sütlacı da kendisi yapıyor, küçük toprak kaselerde sunuyor. Bu arada Serap hanım mekanın her yerinde varlığını hissettirmiş. Girince bir kadın elinin değdiğini anlıyorsunuz. Her yer tertemiz ve düzenli.

 

Serap hanım aslında muhasebeci. Eşi Serdar bey de yıllarca Karayip’te, Miami’de kurvaziyer gemilerinde garson olarak çalışmış. Türkiye’ye döndüğünde de Ankara’da 5 yıldızlı bir otelde 5 yıl boyunca çalışan Serdar bey eşinin işinden ayrılmasıyla hayallerini gerçekleştirmeye karar vermişler ve kendi mekanlarını açmışlar. İyi de yapmışlar. Serap hanım, “ Elimin lezzetine güveniyorum. Evde günde 5 kilo zeytinyağlı yaprak sarma yapıp satıyordum. Eşim de Kızılcahamam’ın etlerini, lezzetlerini tanıtmak istiyordu ve sonunda burayı açtık” diyor.


 

Mekana girince sağınızda döner ve diğer ızgara tezgahını görüyorsunuz. Bir üst kata çıkarken de duvar da bir sürü sertifikalar göreceksiniz. Bunlar mekanın güvenilirliğini artırıyor. Masa, sandalyeler hepsi baştan aşağı yeni yapılmış ve kaliteli. Hatta Serdar beyi uyarmışlar; “ Bu kadar kaliteli sandalyeler döşemeler yapma. Sanayi çalışanlarının her yeri yağlıdır, batırırlar” demişler. Serdar bey de özellikle tay tüyü kumaştan döşemeler yaptırmış, “ Kirlenirse kirlensin. Sanayi çalışanları da insan ve başımın üzerinde yerleri var” diye tepkisini dile getiriyor.



 

Özel dana sucuğunu ihmal etmeyin

 

Kuşhane mutfağında servis sabah 07’de mercimek çorba ile başlarken poğaça ve simitte sunuluyor. Tabii çorba da Serap hanımın elinden çıkma ve 5 lira.

 

Mekanda Kızılcahamam’da yapılan özel ve doğal dana sucuğundan yapılan Ayvalık tostu da kısa sürede tutulmuş. Fiyatı da lezzeti de iyi 8 lira.


(Serap ve Serdar Aksümer)


((Emre dağlar, Serdar ve Serap Aksümer ile Ramazan Kızılkula)


Kuşhane Mutfağı’nda yine Kızılcahamam’dan gelen köfte de konuklara sunuluyor. Köftenin tadı biraz da olsa İnegöl çağrıştırıyor. Dana döş, iç yağı, tuz ve karabiber konuyor ve porsiyonu 15 liradan satılıyor.

 

 Bu arada çalışanların işlerini yaparken eldiven kullanmaları da övgüyü hak ediyor. Bu önemli ayrıntıyı anlatmadan geçmemeyim.



 

Her türlü kredi kartının da geçerli olduğu mekanın otopark sorunu da yok. Ancak ulaşım benim gibi bilmeyenler için biraz sıkıntılı olabilir. Ama şehir merkezine uzak olan mekanın lezzetleri için bence bu sıkıntı çekilir. Uğramanızı ve gerçek Ankara dönerini tatmanızı öneririm. Afiyet olsun.

 

Kuşhane Mutfağı

İvedik OSB, Uyumlular Sitesi. No:1

1410. sokak No: 1, Yenimahalle-ANKARA

Tel: 0312-395 55 95

       0507-737 39 14


Etiketler: Kuşhane -döner -Kızılcahamam -İvedik -sütlaç -kuru fasulye

Diğer LEZZET DURAKLARI haberleri

  • PAYLAŞ
Yorum Bırak