"Tadımlık değil doyumluk bir lezzet"

Guşgana, her önünden geçeni kebabının güzel kokusuyla büyülüyor

Okunma Sayısı: 1019
Tarih: 15.01.2015 18:43


“Ankara’nın Lezzet Durakları”nda Guşgana’yı tanıtacağız. Aslında Guşgana, Erzurum yöresinde düğün ve davetlerde büyük kazanlarda pişirilen yemeklerin sofraya sunumunda kullanılan içi dışı kalaylı küçük kazanlara deniliyor. Beypazarı’nda eski evlerin çatı aralarında yer alan küçük bölümler de Guşgana diye biliniyor.









Guşgana, Çayyolu köyünün hemen girişinde 2001 yılından bu yana hizmet veriyor. Guşgana, her önünden geçeni kebabın o güzel kokusuyla büyülüyor ve mutlaka bir sonraki geçişinde ağırlıyor.


Guşgana’yı 70 yaşında ki Çorum İskilipli mimar Kemal Onur ve yeğenleri Bora ve Mustafa Onur birlikte işletiyor. Doğal olarak “Mimarın kebapçılıkla ne alakası olabilir?” diye düşünürsünüz. Tamamen tesadüf ve damak tadı Onur ailesini bu işe sokmuş. 


Çayyolu’nda yeni yerleşim döneminde kardeşiyle beraber inşaatlarda tamamlama projelerinde çalışan Kemal Onur, halen Guşkana’nın bulunduğu yere küçük bir köftecinin açılmasıyla işe ısınmaya başlamış. 2 sene sonra köfteciyi devralmışlar. Kemal bey, kardeşi rahmetli Ahmet Onur’a, “ Biz inşaatçıyız ne anlarız köfteden, kebaptan?” diye sorduğunda kardeşinin “ Merak etme, ustasıyla birlikte devraldım” dediğini anlatıyor.


Guşgana, 24 saat açık bir mekan. Özellikle tam anlamıyla doyumluk (140 gram) Adana kebabıyla favori. Kemal bey, mimarlığın ötesinde kebapçılığı da iyice en ince ayrıntısına kadar öğrenmiş ve anlatıyor:


-Adana yapmak ayrı bir sanat-


“Adana’nın eti erkek kuzu, but olarak geliyor. Burada işlemesini yapıyoruz, tek tek sinirlerini, yağını ayırıyoruz. Sinirler mutlaka alınmalı, yoksa aradan iplik gibi çıkar ki o da adamın keyfini kaçırır. Eti temizledikten sonra zırhlıyoruz, içine kuyruk yağı, biber salçası, al biber ve tuz koyuyoruz. Dinlendirdikten sonra şişlere saplıyoruz. Aslında kebabın en önemli özelliği de etin pişirilirken yakılmaması. Etin üzerinde siyahlıklar olmayacak. Pişirirken ara sıra lavaşı üzerine bastırıp yapını alacaksın ki ateş içine işlesin. Bu arada kebaba piştikten sonra çatalla bastırınca et dağılmalı, yağı da altındaki lavaşa akmalı. 


Adana yapmak bana göre ayrı bir sanat. Zırhınız da çok keskin olacak. Et kesildiğinde sesi duyacaksın. Ayrıca Adana’nın yanına mutlaka sumaklı soğan ve maydanoz verilir ki, mideyi rahatlatsın.”  


“Lahmacunu atlamayın”


Aylık giderlerin artması üzerine Guşgana kendi fırınını da açıyor ve lavaşını kendi üretmeye başlıyor. Fırın açılınca pide çeşitleri ve lahmacun işine de giriyorlar ve bana göre tadına da baktım lahmacun harika. 20 cm yarı çapındaki lahmacun, eti, yağı, tadı, tuzu, inceliği, hamuru tam anlamıyla “İşte budur” dedirtecek cinsten. 




Guşkana’da diğer patlıcan, çöp şiş, kuzu şiş, tavuk şiş, tavuk pirzola gibi kebaplar da yapılıyor. 


25 kişiyle hizmetin verildiği mekan özellikle akşamları hareketleniyor. Akşamları, sabaha karşı sıcacık kelle paça, işkembe veya mercimek çorba sizi kendinize getiriyor. Mekanda ayrıca akşam 18.00’dan sabaha kadar kokoreç servisi de yapılıyor.


Guşgana’da fiyatlar da bir hayli uygun. Örneğin Adana kebap 15 lira, patlıcan kebap 17 lira, lahmacun 5 lira, tereyağıyla kelle paça çorba 11 lira, 2 kişilik karışık Guşgana kebap ise 47 lira. Ayrıca şalgamda Adana’dan Ali Göde marka. Şalgamın kalitesini bilen giderken evine de götürüyor. 




Bana göre Guşgana Adana kebapçısı tadımlık değil, doyumluk lezzetleri arayanların mekanı. Guşgana’yı da Ankara’da tavsiye edebileceğim mekanlar listesine alacağız. Afiyet olsun..








(Bora, amca Kemal, Mustafa ve küçük Ahmet Onur)


Guşgana Adana Kebapçısı

Çayyolu Mah.2432.cd.No:116-Ankara

Tel:0312-2366567-2357167




Etiketler: Guşgana -kebap -Adana -şalgam -Onur -Ali -Göde -kokoreç

Diğer LEZZET DURAKLARI haberleri

  • PAYLAŞ
Yorum Bırak