Tiridin lezzeti “Göl fasulyesi” ile katlanıyor

“Ev gibi Lokanta” Ankara’da tirit lezzetini yaşatıyor, kuşaklara taşıyor

Okunma Sayısı: 2525
Tarih: 09.03.2015 20:10


Anadolu’nun çoğu yerinde tirit yemeğini bilmeyen yoktur. Annemizin, ninelerimizin dar zamanda yaptıkları aslında yokluktan uydurdukları bir yemektir. Tirit “Fakir yemeği” diye de bilinir. Bayat ekmekleri biraz sıcak suyla yumuşatır, onun üzerine sarımsaklı yoğurt ve biraz da (duruma göre; tereyağı, ayçiçek yağı, zeytinyağı ) yağ kızdırır dökersin ve kaşıklarsın. Doyurucudur da. Anadolu’da özellikle Karadeniz yöresi dışında her evde mutlaka tirit tenceresi kaynamıştır. Ama Anadolu’nun bu benzeri yemekleri de zamanla yok olmaya başlamıştır. 


İşte size tirit üzerine abartmayım neredeyse doktora yapmış emekli öğretmenler karı koca Muzaffer ve Fadime Özcan’ın işlettiği “Ev gibi lokanta Tirit” i tanıtacağım. 


Muzaffer Özcan, 55 yaşında Kastamonulu. Eşi Fadime Özcan da Kütahya Simavlı. Muzaffer bey Mobilya dekorasyon öğretmeni, Fadime hanım ise Kız Teknik Meslek Lisesi’nde giyim öğretmeni. 


Muzaffer bey ve Fadime hanım 2012’de emekli olunca Simav’dan ayrılarak hayallerinin peşinde Eskişehir’e yerleşmeye karar verirler. Orada bir lokanta açarak karı koca hayatlarını sürdürmeyi planlamaktadır. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Çok sevdikleri, üniversiteden arkadaşları ZED Tanıtım Organizasyon şirketi sahibi Safa Ünal’ın “ Sizin için dükkan aldık, haydi gelin, ne yapacaksanız burada, yanımızda yapın” daveti üzerine rotayı değiştirir ve Tirit’i 2013 Haziran ayında açarlar.



Çayyolu, Prof. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi’nde bulunan Sarnıçpark’ta bulunan Tirit, Pazar günleri dışında sabah 07.30’da açılıyor. Saat 08.00’de çorba hazır. Her gün mutlaka Ezo Gelin çorbası oluyor. Cumartesi günleri de menüye ilave olarak İşkembe çorbası, karışık kızartma ve etli, tereyağlı keşkek olmazsa olmazlardan. Saat 19.00’da kapanan mekanda bir kişi ortalama 15-20 liraya rahatlıkla karnını doyurabiliyor. Ve kesinlikle yaşadığı lezzetler sayesinde mutlu ayrılıyor. Yalan yok, ben öyle ayrıldım.




Mekanda 3 çeşit tirit var. Kuru fasulye tiridi, Simit tiridi ve kuzu etli yufka tiridi. Ancak Simav yöresine özgü kuru fasulye tiridi tercih sıralamasında başı çekiyor. Kastamonu yöresinin simit tiridi ve yufka tiridi sıralamayı tamamlıyor. 


Kuru fasulye tiridini denedim. Ekşi mayalı, kurutulmuş köy ekmeği üzerine özel olarak pişirilmiş Simav yöresinin göl kuru fasulyesi ve üzerine kızdırılmış tereyağ dökülüyor. Gerçekten çok güzel ve özel bir lezzet. Resmen bir iki kaşık sonrası tabağınızdaki yemek bitecek endişesiyle korkarak daha yavaş yemeye başlıyorsunuz. 


Göl fasulyesinin lezzeti


Muzaffer bey tridinin muhteşem lezzetinin fasulyesinden kaynaklı olduğunu anlatıyor. Hikayeye göre dağın yamacında yerleşik Simav’ın vadide bir gölü var ve bu göl kurutulmuş, ama baharda su tutuyor. İşte o lezzetli fasulye de bu alüvyonlu topraklarda yetişiyor. Küçük, gaz yapmayan, ince kabuklu göl fasulyesi bu lezzeti size sunuyor.




“Tiritçi olarak bilinmek isteriz”


Mekana gelen müşteriler bu lezzetlerden sonra “Babaannemin yaptığı tiridi 50 yıl sonra burada yedim” diyor. Bu mutluluğa tanık olan Muzaffer bey ve eşi Fadime hanımın mutluluğu da katlanıyor. Muzaffer bey, “ Bizler eğitimciyiz,  kendi yemediğimizi, beğenmediğimiz başkasına nasıl verebiliriz? Ama yemekler konusunda statükocuyum. Geleneğimizin bozulmasını, yemeklerimizin tadının değiştirilmesini asla kabul etmem. Sarımsaklı yenmesi gerekiyorsa öyle yenmelidir. Ağız kokusu için sakız, karanfil de veririm ama o yemeğin tadı sarımsakla çıkarsa öyle yenmelidir. Şükürler olsun, gelen müşterim buradan keyifle ayrılıyor, bu da bize yetiyor. 


Her müşterim, seçkin insan. Bazıları buraya gülmeye, sohbete geliyor. Bizim için önemli olan insanların mutlu ayrılmasıdır. Biz burada tiritçi olarak bilinmek istiyoruz ” diye konuşuyor.


Mekanın müdavimleri öğrenmişler, Cumartesi günleri sabah kahvaltı için kuymak istiyor ve paketletip evinde afiyetle yiyor. Yine kahvaltı da Kastamonu yöresine özgü Cizlembe’de yapılıyor. Bildiğimiz krep. Böyle özel siparişlerin de yapıldığı Tirit’te tencere yemekleri (sarma, dolma vb.) ile ilgili siparişlerde alınabiliyor. 

Bu arada mekanın karı koca kafa kafaya verip çıkardıkları ilkelerine de harfiyen uyulduğuna tanık oldum.








Bütün yemeklerde organik ve marka ürünler kullandıklarını anlatan Muzaffer bey, “Bizler eğitimciyiz. Kendi yemediğimizi başkasına veremeyiz “diyor.


İncir uyutması


Bu arada mekanda sunulan çok özel bir tatlıyı da atlamamak gerek. Adı, “İncir uyutması”. Yine Kastamonu yöresinin lezzetlerinden. Denedim ve beğendim. Güzel ve doğal bir lezzet, baymıyor, yormuyor, tavsiye ederim.




Mekanın kaşarlı, patlıcanlı köftesi de tercih sıralamasında yer alırken, Muzaffer bey ileri de etli ekmek ve çiğ börek de yapacaklarını söylüyor.


Bana sorarsanız, yolunuzu bu mekana mutlaka düşürün, pişman olmayacaksınız.


Afiyet olsun.

Tirit Lokanta-Cafe
Prof.Ahmet Taner Kışlalı Mah. 2901.sok.
Sarnıçpark, No: 7/8 , Çayyolu-ANKARA
Tel: 0312- 240 28 66


Etiketler: Tirit -göl -fasulye -Muzaffer -sarnıçpark -tereyağ -incir -Kastamonu -Simav

Diğer LEZZET DURAKLARI haberleri

  • PAYLAŞ
Yorum Bırak